Get Adobe Flash player
şahin deri konya, şahinderi, sahin deri konya, sahinderi, şahinmod, moda deriyle baslar, deri hakkında, derinin hikayesi, kurumsal, satış sonrası hizmet,cgd, konya şahin deri, deri ceket, bayan deri ceket, deri pardesü, deri mont, deri kemer, dericilik, deri, konya deri, kurumsal kurulus 1989 yılında Konya'nın sembolü Mevlana Türbesi' nin hemen yakınında küçük bir deri satış mağazası olarak başlayan serüven bugün Türkiye' nin ve dünyanın dört bir tarafına deri giyim hizmeti sunan, yıllık yaklaşık 25.000 deri kapasitesine ulaşmış dev bir imalat ve satış mağazaları zinciri olarak devam ediyor. Şahin Deri Mont olarak deri sektörüne ilk girdiğimiz günden bu yana ortaya çıkan bu hızlı büyümenin sonucunda firmamız 2000 li yıllarla birlikte markalaşma çabalarına hız vermiş ŞahinMod ve ŞahinDeri markalarıyla birlikte sektörde fark yaratan söz sahibi bir konuma gelmiştir. Misyon & Vizyon Ar-ge çalışmalarına verdiğimiz önem , hep yeni ve özel olanı bulma arayışımız , birebir müşteri odaklı çalışmalarımız ve satış sonrası hizmetlerimizle büyümeye devam ediyoruz. Moda deriyle başlar sloganından hareketle deri giysiyi tüm yaş gruplarına ve tüm gelir gruplarına sunabilecek bir kompleks ve firma kültürü oluşturduk.İşte Şahin Deri Giyim bugün, uzun vadede markaya yaptığı yatırımın ve bu kültürün bir sonucu olarak deri sektöründe dev bir isim olarak yoluna devam ediyor.. Zig Deri: Derinin ön yüzünden yararlanılarak yapılır. Boyama ve su geçirmezlik işlemlerinden sonra ceket üretiminde kullanılır. Yağmura her türlü lekeye dayanıklıdır. Ancak deri giysi tekstil gibi yıkama işlemine tabi tutulamaz. Bez konularak düsük ısıda ütü yapılabilir. Deri giysi bakım talimatlarına uyulduğu taktirde uzun yıllar kullanılabilir. Yarma Deri: Ham derinin 2 veya daha fazla tabakaya kesilerek cilt tabakasının çıkartıldığı derilerdir. Yarma deri mobilyanın arka ve yan kısımlarında kullanılabilir.Süet Deri: Derinin ters yüzüdür. Bu nedenle zig deriye nazaran daha narin bir özelliğe sahiptir. Dışarıdan bakıldığında kumaş görünümü verir. Süet deride renk derinin içine nüfus eder ve ciltte hafif bir tüy tabakası mevcuttur ince yumuşak ve hafif olması sebebiyle özellikle gömlek ve baharda giyilebilecek giysilerin üretiminde kullanılır. Giysi olarak suya karşı duyarlıdır. Dikkatli giyilmesi tavsiye edilir. Genelikle enseye bulaşan saçın yağı ve kepek, kollar ve sürekli kullanılan cepler birde bay bayanların kullandığı omuza asılan çantalar deriyi hızla tahriş etmektedir. Bu konuda dikkatli kullanılması tavsiyelere uyulması rica olunur.Nubuk Deri: Derinin ön yüzünün belirli bir kalınlıkta traşlanması ile elde edilen yüzüdür. Yumuşaklığı ve renklerin canlılığı bu derilerde daha belirgindir ancak süet derilerinde olduğu gibi suya karsı duyarlıdır giyiminde özenli davranılması gerekir. Bu derilerde ayrıca üretim aşamasında suya karşı dayanıklılığı arttırmak için yağlanırlar bu özellik ürünlerin uzun süre kullanımı sonrasında zamanla parlama yaparak zig deriye dönüşür.Napato / İpek Deri: Derinin ön yüzünden yararlanılarak yapılır. Suya duyarlıdır. Napato deri türü 0,3-0,5 mm arasında değişir. Çok ince ve hafiftir. Kullanımı çok rahattır.Tamamen mevsimlik kullanıma uygundur. ilkbahar ve son baharda kullanımı tavsiye edilir. Bu ürün yurtdışına satışı en fazla olan ve tercih edilen ürünümüzdür.Kürk-Napalan: Derinin tüylü tarafının belirli oranda makinelerde traşlanan ve ardından dolaplarda boyanan belirli büyüklükte ki kürk deri parçaları üretimi daha az ve ağır olan kategoride yer almaktadır. Kürk napa türü giysiler genellikle karlı ve soğuk havalara uygun olarak üretilmektedir. Maliyeti normal zig suet ve nubuk tan daha pahalıdır. Dikimi için ayrı ücret ödenir. Kürk ve naplan da zig nubuk gibi iki yönlü üretilmektedirler. Ayrıca bazı ürünlerimiz riversible olma özelliğine sahiptir. Bu ürünler en son teknoloji ile üretilen ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu ünler fiyat açısından normalin üzerinde lükstür. Bu ürünlerin çift taraflı kullanımı mümkündür. Ayrıca bu özellik son derece rahat ve hafif olma özelliğini içinde barındırmaktadırlarYıkanmış deri: İşlenmesi kolaydır ve makinede yıkanabilir. Noplin: Dış yüzeyi işlenmiş ve “parlayan” deri. Rus pazarı için üretilmektedir. Merinos: Çok yumuşak Avustralya kuzu derisi, uygun bir fiyata satın alabilirsiniz. Derinin İşlenmesi Derinin İlk İşlemesi : Deri, yüzde 65 su, yüzde 32,5 protein, yüzde 2 yağ ve yüzde 0,5 mineral tuzlardan oluşur. Üst, orta ve alt olmak üzere 3 tabakası vardır. Orta deri, derinin yüzde 85’lik bölümünü kapsar ve işlenen kısımdır.Öte yandan, derinin kalitesi cildinin temizliği ile ölçülür. Derideki hatalar ise kullanılan kimyasalların etkileri, işlemler sırasındaki yanlış uygulamalar ya da hayvanın yaşadığı ortamdan kaynaklanan izler nedeniyle oluşuyor. Derilerin stoklanacağı alanların, hava almaması, serin ve güneş almayan bir konuma sahip olması da kalitesini etkileyen kritik etkenler arasında.Derinin işlenmesi sırasında ise öncelikle ham deriye salamura yapılarak, bakterilerden korunması ve bozulmadan kullanılması sağlanır. Salamura işlemi, tuzlu, piklaj ya da kurutma yoluyla salamura olmak üzere 3 farklı şekilde uygulanır. Derinin esnek bir yapı kazanması ve dayanıklılığı için ise bitkisel ürünlerden, mineral ve sentetik kimyasallardan (tanenlerden) yararlanılır. Deriyi ısı, nem, bakterilere karşı dayanıklı hale getirme, teknik karakter kazandırma amacıyla yapılan işlemlerin tamamına ise tabaklama denir. Bu işlemlerin yapıldığı yer ise tabakhane olarak adlandırılıyor. Fabrikada işleme: Kesim yapılan yerlerde postlar, yüzüldükten sonra, dondurulur, tuzlanır ya da salamura dolu varillere doldurulur ve üretim yerine gönderilir. Üstün nitelikli olanlar dışında, bazıları kısmen kurutulur (kurutma, niteliği düşürür ve sürecin sonraki aşamalarında sorunlar yaratır). Ham deriler tabakhaneye vardığında, işe yaramayan köşe parçaları ve öteki bölümler kesilerek düzeltilir; daha sonra da büyüklük, ağırlık ve kalınlığa göre ayrılır.Bunun ardından ham deriler, bakteri öldürücülerin ve deterjanların katıldığı döner fıçıların içindeki suya batırılır. Bu işlem, derileri yumuşatarak sonraki aşamalara hazırlar. Ayrıca, bakterilerin çoğalmasını sağlayabilecek proteinli besinleri de temizler. Bakterilerin çoğalması deriye büyük zarar vereceğinden, bu işleme özen gösterilmesi gerekir.Ham deri üstündeki kıllar değerli ise, postlar, kimyasal bir püskürtücüyle ya da postun altına uygulanan sodyum sülfür macunuyla kıldan temizlenir. Sodyum sülfür, kılın köklerine kadar uzanıp kökleri gevşetir.Kıllar herhangi bir değer taşımıyorsa, deriler kireçlenir (baz kireç çözeltisine batırılır). Bu işlem,ya döner tahta teknelerde ya da karıştırıcın fıçılarda yürütülür. Böylece hem kıllar çıkar, hem üstderi yok edilir, hem de lif yumakları gevşer. Kıl ve üstderinin yok edilmesine yardımcı olarak sodyum sülfür katılır. Daha sonra, bir kavaleta makinasında kıllar kazınır.Bundan sonraki işlemler, derinin tipine ve izlenecek sürece bağlıdır. Deriler yıkanıp, bir asit çözeltisine batırılarak kireç giderilir. Bunu, derilerin enzimlerle işleme sokularak liflerin yumuşatılıp temizlendiği süreç izler (bu sonuncu işlem kösele gibi sert tiplerde kullanılmayabilir). Bundan sonra deriler (özellikle de kromla tabaklanacaklar), sülfürik asit ve tuz çözeltisinde salamuraya yatırılır. Çağdaş tabakhanelerde bu süreçler, bir tek birim işlemde yürütülür. Tabaklama: Günümüzde kullanılan üç ana tabaklama türü vardır: Bitkisel; mineral (çoğunlukla kromlu) ; özellikle güderi "yapımı için yağlı tabaklama.Bitkisel tabaklama en uzun süren işlemdir. Ham deriler haftalar boyunca tanen çözeltisi içinde bırakılır ve yavaş yavaş, daha keskin çözeltili fıçılara taşınır. Kösele ya da sanayi kayışı gibi kalın derilerin işlenmesi çok uzun sürer. Ciltlemede ya da lüks eşya yapımında kullanılan vidala gibi hafif derilerse, bütünüyle kireçten arındırılır ve bazen, tabaklamadan önce salamuraya yatırılır. İnce deriler, on iki saat gibi kısa bir sürede tabaklanırlar.Mineral tabaklama daha az zaman alır ve çok dayanıklı bir ürün verir. Ancak, işlem sırasında deriler belirli bir renk aldığından, bu rengin gizlenmesi için yeni işlemleri gerektirir. Tek banyolu ve çift banyolu yöntemler vardır. Bazen deriler, içlerinde karıştırıcı kanatlar bulunan kazanlara atılır. Günümüzde çözeltilerin sıcaklığı ve bileşenleri, modern araçlarla dikkatle gözlenmektedir.Yağlı tabaklama, doğal nemi almak için balık yağı kullanılan eski yöntemlerin bir devamıdır. Deri önce kısmen ve dikkatle kurutulur, daha sonra da üstüne yağın serpildiği bir makinada dövülür. Bu işlem bütün nem alınıncaya kadar sürdürülür ve kalan yağ ısıtılarak bozundurulur.Tabaklamadan sonra postlar yıkanır ve gerilir. Eş kalınlıkta olmalarını sağlamak için, traş makinaların-da traşlanır. Eldiven ya da döşeme derilerinde, yumuşaklık sağlama amacıyla, yeniden tabaklama işlemi uygulanır ve gerekiyorsa, boyama ve yağlama işlemlerinden geçirilir. Saydam cilalar uygulanacaksa, boyamanın bu aşamada yapılması zorunludur. Sözgelimi döşemecilikte, anilin boyası kullanılır. Yağlamada deriler, lif yumaklarının sürekli kurutma sonucu birleşme derecesini azaltma amacıyla, doğal yağlarla ya da greslerle işleme sokulurlar. Kurutma: Kalın deriler yavaş yavaş kurutulur; ama kromla işlenmiş deriler, çok sert oldukları için, birkaç saatte kurutulabilir. Bazen deri, kancalara takılarak bir ılık hava akımından geçirilir; derinin üst yanı yağla kaplanarak, nemin alttan dışarı atılması sağlanır. Günümüzde birçok deri hareketli, «tünel Bu durumda deri serttir. Üstüne fırçayla bir su ve sabun çözeltisi sürülerek ya da püskürtülerek bırakılır ya da istenen nem oranına gelmesini sağlayacak biçimde ıslatılır. Endüstri kullanımı için bazı deriler, gresle doyurularak, sugeçirmez hale getirilir.Birçok deri, tıpkı eski yönteme benzeyen yumuşatma işleminden geçirilir. Burada yarım daire biçimli, yassı ve hafifçe bilenmiş iskefe kullanılır. Ancak günümüzde, lifleri gevşetmek için daha çok makina-lardan yararlanılmaktadır. Bundan sonra sıra, son kurutmaya gelir. Son kurutmada, vakumlu kurutmadan yararlanılır. Son işlemler: Deri, zımpara kağıdıyla kaplı döner çelik silindirlerden geçirilerek cilalanır. Süetler için, derinin et tarafında, yüksek hızlı zımpara taşlarıyla ince bir hav oluşturulur. Kösele olarak kullanılacak deri, istenen sertliği vermek için, ağır makinalarla preslenir. Derinin üst yanına, ısıtılmış kabartma levhalarla basınç altında desenler verilir. Deri kendi üstünde dönen silindirler arasından geçirilerek, ağaç ve kutu desenleri çizilir. Isıtılmış cam ya da çelik silindirlerle de perdah çekilir. Deriler fırçayla boyanır. Reçineli astarlar, renkli ya da renksiz cilalar da, genellikle püskürtülerek deri üstüne uygulanır. Bu işlemler tamamlandıktan sonra, deriler fabrikalara gönderilerek çeşitli tüketim maddeleri haline getirilir. DERİNİN YAPISINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER Deri yapısına etki eden faktörler iç ve dış faktörler olmak üzere ikiye ayrılır: 1 . İÇ FAKTÖRLER : a . Vücut nahiyeti : Derinin kalınlığı hayvanın vücut nahiyelerine göre değişir. Mesela koyunda, deri en fazla kalınlığı sırt hattı boyunca ve botun üstünde göstermektedir. Yanlara ve aşağıya doğru incelir. Karın altında butların iç yüzlerinde, memede anüste incedir. İnce derili yerler aynı zamanda az lif örtüsü olan yerlerdir. b . Irk : Hayvanlarda derinin incelik veya kalınlığı ırklara göre değişir. Mesela kaba ve karışık yapağılı koyunlarda kalın, ince yapağılı koyun ırklarında ise incedir. c . Şahsiyet : Aynı ırka mensup hayvanların derileri incelik bakımından önemli farklılıklar gösterirler. İncelmiş, narinleşmiş, dejenere olmuş hayvanların derileri normal gelişmiş hayvanların derilerine nazaran daha incedir. d . Yaş : Deri yaşlanma ile umumiyetle kalınlaşır. Genç hayvanların daha ince derili olmaları katılgan doku demetlerinin henüz sağlamlaşmamış, yumuşak ve ince olmalarındandır. e . Cinsiyet : Genellikle erkek hayvanların derileri dişilerinkine nazaran daha kalındır. Ayrıca emziren hayvanların derileri kısırlarınkinden daha ince ve yumuşaktır. 2 . DIŞ FAKTÖRLER : a. Beslenme: Eksik ve kötü beslenme zamanlarında hayvan vücudunda depo etmiş olduğu gıda maddelerini sarfeder. Deri, yağ depo edilecek bir yer olduğuna göre incelir. Açlığın uzun müddet devam etmesiyle normal yaşamak için ikinci derecede önemli organlar ve bu arada lifler, yağ ve ter bezleri de zarar görürler. Normal şartlarda deri yumuşak ve kaygan olup iki parmak arasında tutulup çekilince kolayca kalkar ve katlanabilir. Bırakıldığı zamanda hemen eski halini alır. Açlık uzun sürdüğünde deri elastikiyetini kaybeder ve sertleşir. Bunun sonucu olarak deriyi iki parmak arasında sıkıştırmak güçleşir. Bırakılınca de elastikiyeti kaybolduğundan eski halini alması için uzun bir süre geçer. Normalin üstünde beslenme, eksik ve kötü beslenmenin aksi etkiler yapar. Derideki bezlerin salgı yapma güçleri artar. Bunun sonucu deride fazla miktarda yağ birikir. b. Bakım: Derinin elastikiyetini, sağlamlığı ve sertliği üzerinde etkilidir. c. İklim: Derideki sinirler sıcak ve soğuktan müteessir olurlar. Bunun neticesi deriye kan akışı azalır. Soğuk iklimler de ve fazla iklim değişiklikleri olan yerlerde deri, sıcak iklimlerde ve iklim değişiklikleri az olan yerlerde hayvanların derilerinden daha kalın ve kuvvetlidir. Rutubet miktarı da derinin inceliğine ve yumuşaklığına etki eder. d. Hastalıklar: Hastalıklar daha ziyade deri yapısına derinin normal beslenmesine mani olması dolayısıyla etki eder. Bunun yanında derinin içinde bulunan unsurların, mesela ter ve yağ bezlerinin, katılgan dokunun deformasyonunda sebep olabilirler. Vaktiyle Türklerde dericilik sanatı, teknik ve organizasyon yönünden gerçekten çok üstün bir durumda idi. Esasen Türklerde dericilik sanatının böyle üstün bir tekniği ve gelişmiş bir organizasyonu mevcut olmasa idi, eski Osmanlı İmparatorluğunun, deri eşyanın silahtan daha önemli bir rol oynadığı eski devirlerde sayısız büyük meydan muharebelerini kazanmasına imkân olamazdı. Fakat son birkaç yüzyıl içinde devalı muharebeler dolayısıyla şehir, kasaba ve köy sakinlerinin geniş ölçüde muhacerete mecbur kalmaları, hammadde istihsal kaynaklarının azalması ve esasen sır halinde muhafaza edilen teknik bilgilerin ölenlerle beraber göçüp gitmesi gibi çeşitli sebepler yüzünden dericilik sanatı Türkiye’de büyük bir gerilemeye uğramıştır. Bununla beraber son yıllarda bu alanda memleketimizde göze çarpan gelişmeler olmaya başlamıştır. Sahip olduğumuz üstün nitelikteki zengin hammadde kaynaklarından ve modern bilimsel ve teknik esaslardan faydalanılarak memleketimizin özellikle birkaç şehrinde kaliteli mamuller meydana getiren deri endüstrisi kurulmuş bulunmaktadır. Memleketimizdeki endüstri mahiyetinde olmak üzere çoğunluğu İstanbul’da bulunan 60 kadar deri fabrikası mevcuttur. Bunun dışında memleketimizin hemen her yerinde iptidai bir vaziyette olan ve sadece el emeği ile çalışan sayısı 2000’den fazla olan küçük sanat halindeki tabakhaneler mevcuttur. Bunların bazıları bütün yıl bazıları ise tarımsal çalışmaların dışında serbest kalan zamanlarda çalışmaktadırlar. Bu çeşit tabakhanelerde muhakkak ki bugünün ihtiyacını karşılamaya elverişli nitelikte deri imal etmeğe imkân yoktur. Hatta itiraf etmek lazımdır ki; bu iptidai tabakhanelerde aşağı kaliteli mamuller meydana getirilmek yüzünden önemli surette hammadde israfına sebebiyet verilmektedir. Bütün dünyada son yıllarda deri teknolojisi büyük bir gelişme göstermiştir. Uzun tarih boyunca bir el sanatı olarak iptidai usullerle çalışan basit işletmeler halinde bulunan dericilik sanatı birden bire endüstri haline çevrilmiştir. Kısa zaman zarfında vukua gelen bu ilerlemeler, birçok bakımlardan deri endüstrisinde kullanılan makinelerin ve kimyasal maddelerin imalinde sağlanan büyük gelişmeler sayesinde olmakla beraber bu hususta en önemli faktör, dericilik, sanatında öteden beri muhafaza edilmekte olan ampirik çalışma sisteminin yerine dericilik ilmimin kurulması olmuştur. Bu suretledir ki; bilimsel ve teknolojik imkânlar içinde deri endüstrisinin çeşitli meseleleri üzerinde büyük gelişmeler sağlanabilmiştir. İhracat Sektörün performansı önemli ölçüde ihracata bağlıdır. Kayıtlı ihracat tutarı ile toplam ihracatımızda &2’lik bir paya sahip olan bir sektör, bavul ticareti rakamlarının da bu tutara eklenmesi ile bu payını daha da arttırmaktadır. 2002 yılında deri ürünlerinde 350 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilmiştir. Deri ürünlerdeki en önemli ihracat kalemini 257 milyon dolar ve % 73’lük payı ile deri giyim eşyaları oluşturmaktadır. Türkiye Deri Konfeksiyoncuları derneğine göre bavul ticareti miktarı 1,2 milyar USD, dır dır Deri giyim ihracatımızdaki en büyük pay &33 ile Almanya’ya aittir. Almanya’yı sırasıyla %12 ve %8,9’luk payları ile Fransa ve Rusya izlemektedir. Bavul ticareti yolu ile Rusya’ya gerçekleştiren ihracat göz önüne alındığında bu ülkede en büyük Pazar olarak karşımıza çıkmaktadır. Tablo 1 dede göründüğü gibi kayıtlı ihracat büyük bir kısmı AB ülkelerine yapılmaktadır İthalat Deriden mamul eşya maliyetinin %65 ini oluşturan ham deri, deri sektörünün en büyük sıkıntısı durumundadır. Bu nedenle son yıllarda ham deri ithalatı zorunlu hale gelmiştir Deri ürünlerinde 2002 yılında gerçekleştirilmiş olan toplam ithalat 113 milyon USD dır dır. İthalatın büyük bir kısmı deri ayakkabıdan oluşmaktadır. 2002 yılında deri ayakkabı da 53 milyon USD’lık ithalat gerçekleştirilmiştir ve bu miktar toplam ithalatın yaklaşık %46,9 una karşılık gelmektedir. 2002 yılında deri ürünleri ithalatında saraciyenin (giyin dışı deri eşyanın) payı %31,8 deri giyim eşyasının payı ise %20,3 tür 2002 yılındaki deri giyim eşyaları ve aksesuarları ithalatımızın bir önceki Yıla göre sadece %1,3 oranında artarak 23,4 milyon USD a yükselmiştir. İthalatın gerçekleştirildiği başlıca ülkeler Pakistan (%31,1), Çin (&30,3) İtalya (%8,1) ve Hindistan (%4,2) dır DERİ GİYİM EŞYASI SANAYİİ Bu bölüme kadar sektörün ana ham maddesi olan ham derinin kabaca fiziksel ve kimyasal olarak işlem görerek işlenmiş deriye dönüştürülmesi sürecini kapsayan deri işleme sanayim incelenmiştir. Buradan itibaren ileri bölümlerde işlenmiş deriyi ana girdi olarak kullanan sanayiler olan deri giyim eşyası, saraciye ve ayakkabı sanayicileri incelenmeye çalışılacaktır. Bu bölümde ayrıntılı veri bulma zorluğu nedeniyle ve analizlerde basitlik sağlama amacıyla eldiven, kemer, giyim eşyası aksesuarı ürünleri de, aksi belirtilmedikçe, deri giyim eşyası kapsamına dâhil edilmiştir. Deri giyim eşyası deriden mamul ürünler arasında çoğu zaman tüketicilerin gösterişli, pahalı, yıpranmaya karşı dayanıklı ve doğal görünümlü bir ürün olması nedeniyle en fazla değer biçtiği bir mal niteliğindedir. Deri giyim eşyası tüketiminde giyinme ihtiyacının karşılanması amacından ziyade gösteriş, değişik beğeni, farklı tür giyinme, moda ve sosyal statü gibi güdüler daha ağır basmaktadır. Pahalı olan ürünlerin genellikle gelir düzeyi yüksek tüketicilerce talep edilmektedir. Ancak, soğuk geçen iklim koşullarında oldukça kullanışlı ve koruyucu özelliği olan deri giyim eşyası tüketiminde giyinme ihtiyacının giderilmesi daha öncelikli olmakta ve soğuk iklime sahip ülkelerde bu ürüne yüksek talep doğmaktadır. Deri giyim eşyası talebine tüketicilerin yaş grupları itibarıyla bakıldığında, deri giyim eşyası tüketimi en az çocuk ile ileri yaş gruplarında, en çok genç ve daha sonra orta yaş gruplarında görülmektedir. Talep üzerinde cinsiyetin de rolü vardır. Kadınlar ve erkekler arasında talebin dağılımı ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bu farklılıkları ülkenin kültürü, tüketim alışkanlığı, kadınların çalışma yaşamındaki yeri gibi faktörler belirlemektedir. Bu bakımdan bir ülkenin nüfusunun yaş grupları ve cinsiyet itibarıyla dağılımı deri giyim eşyası talebinde önemli bir rol oynamaktadır. Bir ülkenin talebini analizde ve pazarına girişte bu hususlar da dikkate alınması gerekli unsurlardır. Deri giyim eşyası, tekstil giyime göre daha farklı güdülerle tüketime konu olduğu söylenebilir. Deri giyim eşyasının, tekstil giyim eşyasından farkı sadece tüketimi açısından olmayıp, üretiminde kullanılan yöntemlerde tekstil giyime göre bazı farklılıklar gösterir. Deri giyim eşyası üretiminde kullanılan biçki, dikiş, ütü vb. tekstil giyim eşyası üretiminde kullanılan makinelere göre belli ölçülerde farklılaştırılmıştır. Bu durum, deri giyim ürünlerinin üretiminde ham madde olarak kullanılan işlenmiş derinin, dokuma kumaşlara göre ebat, standart, kalınlık, homojenlik gibi biyolojik, kimyasal ve fiziksel farklılıklardan kaynaklanmaktadır. DERİ KONFEKSİYON PİYASASI Türkiye deri sektöründe asıl hacimleri oluşturan napa ve kürk konfeksiyondur. Diğer deri ya da kürklerden üretilen deri konfeksiyon ürünleri toplam içinde çok küçük bir bölümü oluşturmaktadır.Deri konfeksiyon alt sektörü, yaklaşık 2 milyar dolar ihracatı ile ülkemiz deri sektörünün lokomotifidir. Deri işleme, deri kimyasalları ve deri makineleri alt sektörleri de deri konfeksiyon ihracatı nedeniyle gelişme göstermiş ve göstermektedir. Ülkemizdeki deri sektörünün varlığı ve başarısı neredeyse tümüyle deri konfeksiyon ihracatına bağlıdır.Deri konfeksiyon ihracatında en büyük ve önemli pazar (yaklaşık 1,7 milyar dolar - toplam ihracatın yüzde 85'i), Rusya başta olmak üzere BDT ülkeleridir. Rusya'ya deri konfeksiyon ihracatının devamı ve başarısı, Türk deri sektörünün hayatiyeti ve başarısının en temel noktasıdır. Bu nedenle, sektörün başarısı ve devamlılığı açısından Rusya koşullarına uygun üretim ve teslimat yapmak en önemli kriterdir.Bu ülkelerdeki alıcılar, zayıf sermaye yapıları nedeniyle, küçük partiler halinde sipariş vermektedir. Batı ülkeleri alıcıları gibi düzenli, önceden planlanmış ve zamana yayılmış siparişler yerine, sattıkça yeni sipariş vermekte ve hızlı teslimat beklemektedirler. Bu nedenle, üreticilerimiz seri üretim yaparak hazır ürün satmak yerine, sipariş üzerine ve sadece sezonda üretim yapan küçük işletmeler halinde çalışmaktadır, Bu tarz üretim, üretim maliyetlerini yükseltmesine karşılık alıcıların ihtiyaçlarına birebir uyması nedeniyle, Türk deri konfeksiyon sektörünün rekabette önemli bir üstünlüğüdür.Siparişler önceden bilinemediği için sınırlı hammadde stoklan tutulmakta, bu durumda işletme sermayesi ihtiyacı düşük olmakta ancak siparişlerin devamlılığı da aynı şekilde sınırlı kalmaktadır.En büyük alıcı olan Rus işletme sahipleri, Rusya'daki kayıtsız ekonomik yapı ve yüksek vergiler nedeniyle alımlarını uluslararası dış ticaret kuralları içinde yapmamaktadır. Siparişlerini çoğunlukla yurt içinde nakit karşılığı teslim alırken, teslimatın Türkiye'de faaliyet gösteren Rus kargo firmalarına yapılmasını istemektedirler.Yurt içinde teslim alınan ürünler, Rus kargo firmaları tarafından ülkelerine yasal olmayan yollarla sokularak alıcısına yerinde teslim edilmektedir. Bu ürünler alıcılar tarafından faturasız olarak satılmaktadır. Bu nedenle, tüm sistem nakit para hareketleri ile dönmektedir. Siparişlerin tümü uçakla sevk edilmekte ve siparişten itibaren 4–5 gün içinde alıcıya teslim edilebilmektedir.Kısa bir zaman diliminde yine kısa aralıklarla sipariş veren alıcılar, her seferinde rakip işletmelere göre kendilerini farklılaştırma çabası içinde değişik modellere yönelmekte, bu da sık ve sürekli yeni modeller üretme gereksinimi yaratmaktadır.Hızlı ve çok sayıda yeni model yaratan ve bir anlamda "butik" üretim yapan firmalar, satışta da farklılık yaratabilmekte ve bu farklılıkları için ürünlerini primli olarak satabilmekte, buna karşılık standart üretim yapan firmaların rekabette zorlandıkları görülmektedir.Seri ve standart üretim ve ucuz maliyete dayalı Çin - Hindistan - Pakistan rekabetine karşı, Türk deri sektörünün en büyük kozu "sipariş üzerine hızlı butik üretim"dir. Özellikle daha pahalı olan kürk konfeksiyonda, bu tarz üretim yapabilecek ve rekabet edebilecek bir yapının oluşması oldukça zor görünmektedir. Dericilik Sektöründe Üretim Deri, hemen hemen bütün üretim aşamalarında el emeğinin yoğun olarak kullanıldığı bir sektör. Ayrıca standart bir biçime sahip olmadığı ve her zaman ihtiyaçlara uygun olarak hazır bulunmadığından, hammaddenin talepler doğrultusunda hazırlanması da sektörde önemli bir üretim aşamasıdır.Üretiminde kullanılan teçhizatın yeniliği, ürünün kalitesini ve genel olarak verimliliğini etkilediğinden, Türk deri sektörü üretim teknolojisinde meydana gelen değişiklikleri yakından takip ediyor. Kullanılan teknoloji rakip ülkelerin birçoğuna göre ileri durumda. Önemli deri konfeksiyon ülkelerinden Çin, Hindistan ve Pakistan bu anlamda Türkiye’nin oldukça gerisinde yer alıyor. Öte yandan, dünyanın en önemli deri üreticisi İtalya, teknoloji, moda ve katma değer açısından Türk deri sektörünün kendine hedef edindiği ülkelerden... imalattan satışa: Deri giysilerimizin hammaddeden tüketiciye ulaşma aşamasındaki tüm süreçleri kontrol altında tutarak geri bildirim sürecini canlı tuttuk ve tüm bu sürecin bünyemizde olmasının bir sonucu olarakda imalat, tasarım, showroom ve servis hizmetlerinde maximum verim sağladık. 21. yılımızı kutladığımız sektörde Konya merkezli dört büyük showroom , 1000 metrekarelik imalat tesisimiz ve beş atölyemiz ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Çocuk montundan pardesüye tüm bayan erkek reyonlarımız eldivenden cüzdana kadar tüm deri aksesuarlarımız her tür işleniş, tarz ve renkde mevcut olup ayrıca isteğe göre sipariş zmetimiz vardır. Satış ve Fiyat Politikamız Şahin Deri Giyim olarak bu başarımızın temelinde kısa vadeli kar amaçlı planlar yapmakyerine müşteri memnuniyetini temel alan markamızı ön plana çıkaracak plan ve yatırımların var olmasıdır.temel satış ve imalat felsefemizi büyüme ve karlılık üzerine değil müşteriyi memnun etme ve markaya güven üzerine kurduk .Deri giyim hayatımıza ilk girdiği günlerde değer olarak lüks kabul edilebilecek bir üründü ve herkesin sahip olabileceği bir emtia değildi. Maliyet ve fiyat politikamızı bu imajı yıkmak ve fiyatlarımızı ortalama milli gelirimize paralel bir çizgiye çekmek olarak belirledik ve bunun soncunda her gelir grubuna hitap edebilecek herkesi deri sahibi yapacak fiyat profiliyle sektörde çığır açtık. Derinin Hikayesi Deri, doğanın en lüks ve aynı zamanda en pratik materyallerinden biridir.Her deri, hayvanın genetik yapısına, yaşadığı çevreye ve beslenme şekline göre dokusal farklılıklar gösterir. Bir derinin cildindeki izler ve kırışıklıkların oluşturduğu benzersiz doku derinin doğal güzelliğini ve eşsizliğini temsil eder.Tabaklanan deriler, boyanıp kontrol işlemleri yapıldıktan sonra deneyimli ustalar tarafından rengi ve dokusuna göre seçilerek gruplanır. Ürünün modeline göre farklı adetlerde hayvan derisi kullanılır, örneğin bir bayan blazer ceket minimum beş ayrı hayvanın biraraya gelmesiyle oluşur.Her deri, kol, boyun, gövde ve giysinin diğer parçalarının kalıplarından el ile kesilir. Daha sonra kesilen parçalar dikilerek ceket, etek, palto, cüzdan veya çanta ortaya çıkar.Deri ürünlerinizi keyifle kullanmanız dileğiyle... Kullanım Önerileri * Deri giysi alınırken Seçilecek mağaza, ürünü sattıktan sonra çıkacak sorunlara yardımcı olmalıdır. * Alınacak deri giysinin sadece deri kalitesine değil, dikişine ve astarına da bakılmalıdır. * Boyası düzgün olmayan ve içi işlenmeyen deri kısa bir süre sonra boyasını kaybedecektir. Boyanın iyi olup olmadığını uzman olmayan birinin anlaması olanaksızdır. * Deri doğal ve lifsiz bir yapıya sahip olduğu için kesinlikle yıkanmaz. * Deri giysilerinizin şeklinin bozulmaması için ceplerini boşaltıp, omuzları geniş askılara asarak ,hava alan kılıflar içerisinde saklayınız. * Deri ürünler yağmurda leke bırakabilir,kırışabilir .Islak veya nemli deriyi oda sıcaklığında doğal olarak kurumaya bırakınız. Derinin doğal yağlarına zarar verecek fazla ısı veya nemden uzak tutunuz. * Kırışıklıklar genellikle askıda açılır. Eğer ütü yapılması gerekiyorsa, ürününüzerine kalın pamuklu bir kumaş koyup, kumaşın üzerinden buharsız, hızlıcagezdirerek ütüleyiniz. * Deri giysinizin zarar görmemesi için takılıp yırtılacağı yerlere dikkat etmelisiniz * Derinin ömrünü uzatmak için yılda en az bir kez bakım yaptırılmalıdır. * Tamir ve düzeltmeler için lütfen şubelerimizden yardım isteyiniz Satış Sonrası Hizmetler Müşteri odaklı ve markaya güven stratejili faaliyet anlayışını işletme kültürü olarak benimsemiş bir firma olarak müşterilerimizi satış sonrasında da yalnız bırakmıyor ve deri ürünlerle ilgili tüm sorunlara çözüm üretiyoruz. Artık tüm mal ve hizmet sektöründe önemi tartışılmaz olan modern hizmet anlayışının vazgeçilmez bir boyutu olan satış sonrası hizmetler için tüm şubelerimizde özel bir departmanımız mevcut olup uzman kadrolarca hizmet verilmektedir. Ham derinin bir mamül haline gelmesi ve konfeksiyon boyutuyla devam eden tüm süreçlerini kontrol altında tutan firmamız satış sonrası müşterilerimizin ve deri kullanıcılarının başına gelebilecek her türlü problemle ilgileniyor ve çözüyor. Gibi deri ürünler ile ilgili her türlü işlemi profosyonel bakım hizmeti veren tüm şahin deri giyim şubelerinde kısa bir sürede yaptırabilir ve giysilerinizi şıklığından ve zerafetinden hiçbir şey kaybetmeden yıllarca kullanmaya devam edebilirsiniz. Bakım ve tadilat hizmetlerimiz sadece şahinmod ve şahinderi markalı ürünlerimiz için geçerli olmayıp hangi marka olursa olsun tüm deri ceketler için geçerlidir. Boya , renk değiştirme, temizlik bakım,Yırtılan parçayı değiştirme ya da kaynak yapma,Daraltma , tadilatFermuar , çıt çıt , düğme değiştirme,Astar ve manşet tamiratı,Ütü